sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2011 Çarşamba

EVDE ELMA SİRKESİ YAPIMI


Evinizde Tamamen Doğal Yollarla Elma Sirkesi Yapımı


ELMA SİRKESİ yapımı için en uygun elma türü şeker oranı yüksek kış elmalarıdır.Değişik çeşitlerin bir araya getirilerek kullanılması da sirkeye ayrı bir lezzet katar. Sirke yapımında kaçınılması gereken elma türleriyse ham ve ekşi olanlardır. Sirke yapımında dikkat edilecek en önemli konuysa hijyendir. Elmalar yıkandıktan sonra, kullanılacak malzeme ve kavanozlar sıcak suyla iyice yıkanmalıdır.

Elmalar küçük parçalara ayrıldıktan sonra preslenerek veya katı meyve sıkacağından geçirilerek suları çıkarılır. Meyve suyundaki şeker fermantasyona uğrayarak önce alkole, sonra ise asetik bakterilerinin yaptığı fermantasyonla asetik asite, yani sirkeye dönüşür. Sirke yapımında iki faktör çok önemlidir; bakterilerin verimli çalışmasını sağlayacak sıcaklık ve oksijen (havalanma). Havayla teması arttırmak için mümkün olduğunca geniş ağızlı ve sığ bir kavanoz seçilir. Meyve suyu, üstte boşluk kalacak şekilde kavanoza doldurulduktan sonra, meyve sineğinin geçemeyeceği, fakat havalanmanın sağlanabileceği temiz bir bez/tülbentle kavanozun ağzı kapatılır. Günde bir kez karıştırarak havalanmayı sağlamak sirkeleşmeyi hızlandırır. Sirkeleşme için ılık ( 15-25 C ) bir ortam tercih edilir ve kavanozlar güneş ışığından uzak, loş bir yerde saklanır. Kullanılacak kaplar cam veya ahşap olmalıdır, metal kap tavsiye edilmez. Yapım sırasında sirkeleşmeyi hızlandırmak için daha önce yapılan doğal elma sirkesi katılabilir. Sirke, seçilen elma türü ve koşullara göre üç- altı hafta içinde oluşur.

22 Şubat 2011 Salı

BEHÇET HASTALIĞI


Ağzınızda Çıkan Yaralar Behçet Hastalığının Habercisi Olabilir



Ağzınızda senede 3’ ten fazla aft çıkıyorsa,Cinsel bölgenizde yaralar oluşuyorsa, Vücudunuzda sivilce benzeri lezyonlar, bacaklarınızda ağrılı kızarık şişlikler görülüyorsa; anlamlandıramadığınız bu şikayetler Behçet hastalığına işaret ediyor olabilir.


Tüm dünyada Türkçe olarak anılan tek hastalık olan Behçet hastalığı ilk olarak basit belirtilerle kendini gösterse de vücutta tüm sistemleri olumsuz etkileyerek ölümcül sonuçlara neden olabilir. Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayfer Aydın ,“ Ağız yaraları ve Behçet hastalığı ilişkisi” hakkında bilgi verdi.

Behçet hastalığı nasıl bir hastalıktır?


Behçet Hastalığı, başlangıç aşamasında ağız içi ve cinsel bölgede yaralarla ortaya çıkan ;ancak bütün sistemleri tutabilen ve hastanın yaşam kalitesini ciddi bir şekilde etkileyebilen, hatta hastanın ölümüne neden olabilen bir hastalıktır. 1937 yılında bir cilt hastalıkları uzmanı olan Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır.

Behçet Hastalığının nedenleri nelerdir?


Hastalığın tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte, otoimmün (bağışıklık sistemini ilgilendiren )bir hastalık olarak tanımlamaktadır. Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi vücuttaki dokulara karşı savaşa geçer. Hastalığın gelişiminde bakteri ve virüs enfeksiyonlarının rolü olabileceği de düşünülmektedir. Genetik geçiş şekli tam olarak bilinmemekle birlikte, hastalığın ortaya çıkmasında kalıtımsal faktörlerinde rol oynadığı bilinmektedir.

Ağızda çıkan yaralar
Ağızda oluşan aftlar Behçet hastalarının hemen hepsinde vardır. Bu belirti, hastalığın diğer belirtileri ortaya çıkmadan yıllarca önce tek başına görülebilir. Yaralar; yanak içi, dil, dudaklar, yumuşak damakta tek ya da çok sayıda ortaya çıkabilir. Yaraların ortası kirli beyaz, etrafı kızarık ve ağrılıdır. Genellikle 7 ile 14 gün içinde iyileşirler. Bu ağız yaralarının en önemli özelliği, yıl içinde tekrar tekrar ortaya çıkmasıdır ancak; tekrarlama sıklığı hastadan hastaya değişir.

İBRAHİM SARAÇOĞLU BOY UZATMA KÜRÜ


Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU - BOY UZATMA KÜRÜ



Boy uzatma kürü yaşları 12 ile 22 arasında olan gençler için geçerlidir. Boy uzatmanın yaşa göre uzatılabilme ortalaması aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Boy uzatmanın üst sınır yaşı 22 dir. Boy uzatma kürü 6 ay ile 2 yıl devam etmektedir.

Tablo: Boy uzatma kürü ile ortalama yaş dağılımı

SARAÇOĞLU DEPRESYON KÜRÜ



Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU DEPRESYON Kürü


Depresyon teşhişi ile doktor tarafından ilaç yazıldı fakat kullanmak istemiyorum. İlaç yerine ne kullanabilirim?


Günümüzde ruhsal sıkıntı, anksiyete ve depresyon insanlarda artan bir şekilde görülmeye başlamıştır. Korku duygusunun (anksiyete) oluşumunda önemli rolü olan faktörlerden bir tanesi CR (Corticotropin Relaeasing) hormonu beynimizin, değişik bölgelerindeki sinir hücreleri tarafından salgılanan bir hormondur. CR-Hormonu’nun ilgili reseptörlerinin kontrol edilmesinde maydanozun bazı etkin maddeleri önemli rol oynayabilmektedir.

İBRAHİM SARAÇOĞLU ADAÇAYI KÜRÜ


Antibiyotikleri boğaz ve bademcik enfeksiyonlarına karşı koruyucu ve önleyici olarakkullanamayız. Ancak bir hekim kontrolünde teşhisten sonra kullanabilirsiniz.

Oysa adaçayı koruma ve önlemede rahatlıkla kullanabileceğiniz muhteşem bir bitkidir. Ağız hijyenini sağlamada, bademcik ve boğaz enfeksiyonuna karşı önleyici ve koruyucu gücü mükemmel olan adaçayının gargarası ve kürünü öneririm.

KÜR TARİFİ :
Yaklaşık bir bardak suda bir tutam adaçayı (4-5 gr) 10 dakika kısık ateşte demlenir.

21 Şubat 2011 Pazartesi

POLİKİSTİK OVER SENDROMU


Adet düzensizliğini önemseyin!


Polikistik Over Sendromu (POS)


Polikistik Over Sendromu, problemi olan birçok yetişkin kadın kısırlık tedavisi için başvurana kadar bu probleminin farkında olmayabiliyor. Bu hastalık sadece kısırlık değil birçok yönden de diğer hastalıklarla bağlantılı.
Adet düzensizliğini önemseyin!Hayatın ilerleyen zamanlarında kronik hastalıkların (diyabet, kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, endometrial kanser gibi) gelişimini etkilediğinden ergenlikte tedavi edilmesi bu hastalıkları engellemek açısından kritiktir. Aksi takdirde daha sonra finansal ve manevi zorluklar yaşanıyor.

Polikistik Over Sendromu (POS), ilk olarak 1935’te fark edilmiş bir hastalıktır. Genellikle, küçük kistler (“poli kistler”) yumurtalıkların etrafını sarar ve ultrasonda bir dizi inci gibi görünürler. Kistler hormonal dengesizliğin sonucudur, bu hastalıkta testosteron gibi yüksek miktarda erkeklik hormonları artmıştır ve insülin direnciyle bağlantılıdır. Bu sebeple yüzde ve vücutta fazla tüy çıkması (hirsutizm), akne, cilt problemleri ve düzensiz âdet kanamaları oluşur.

Belirtiler : POS olan ve insülin direnci olan kadınların çoğu karın bölgesinde kilo alımı, kilo vermekte zorlanma, canlarının aşırı derecede karbonhidrat çekmesi ve kan şekerlerinde ani düşüşler yaşarlar.

Bu semptomların çoğu ergenlik sırasında yaşanan “normal” olaylardır ve bu yüzden kolaylıkla gözden kaçabilirler. Ailenin veya kişinin farkına varmaması nedeniyle de POS  teşhisi çok geç olabilir. Oysa erken teşhis önemlidir birçok kadın anne olmak konusunda bu yüzden zorluk yaşayabilmektedir.

SOGAN MUCİZESİ


Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
Kuru soğan mucizesi!


Sarımsak, pırasa ve soğan... Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır.


Soğan mucizesiDeğerli okuyucu, kuru soğan üzerine olan ilk çalışmalarıma seksenli yılların ortalarında başlamıştım. Aynı zamanda sarımsak ve pırasayı da inceliyordum. Çünkü üçü de aynı familyadandır.Topraktan henüz çıkmaya başlamış, bu üç bitkinin taze filizlerini kopartıp tadına baktığınızda damak tatları birbirinin aynıdır. Onları birbirlerinden ayırt etmek zordur. Ancak, bir-iki haftadan itibaren morfolojileri, kimyaları ve tatları giderek belirgin şekilde farklılaşır.

Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır. Yetişkin dönemlerine gelindiğinde doğal antibiyotik güç, sarımsakta en fazladır. Soğanda bu güç orta derecede bulunurken, pırasada bu ölçü en minimum  düzeyde kalır. Yetişkin soğanın ağrı kesici gücü ise maksimum düzeye çıkar. İleri tarihlerde sarımsak ve pırasanın içeriğinde saklı olan etkin özelliklerini ayrı başlıklar altında sizlere tanıtmaya çalışacağım. Çünkü, aynı aileye (familya) ait bu üç sebze yetişkin evrelerinde kür olarak uygulandıklarında birbirlerinden tamamen farklı hastalıklara karşı potansiyel bir güç oluşturabilmektedirler. Pırasa, böbrekte oluşan litogen yapıya karşı etkili olurken, sarımsak ise vücudun bazı bölgelerinde oluşan plaklara karşı etkin rol oynayabilmektedir. Bu kısa girişten sonra bugünkü, sebzemize tekrar geri dönelim.

SUNA DUMANKAYA İLE GRİBE DOĞAL DESTEK



Suna DUMANKAYA' nın TRT Ekranlarında paylaştığıGribe Karşı Doğal Destek tarifi :


Gribe doğal destekMalzemeler :
  • 1 ölçek Kekik
  • 1 ölçek Nane
  • 1 ölçek Çörek Otu
  • 4 dilim limon
  • 1 Kahve fincanı elma sirkesi
  • 1 kahve fincanı pekmez
  • 3 adet aspirin

Gribe karşı doğal destek sağlayacak olan çayın hazırlanışı :

KALP KRİZİ NEDİR


Kalp krizi nedir?


20 Şubat 2011 Pazar

İBRAHİM SARAÇOĞLU ANLATIYOR


İbrahim Adnan SARAÇOĞLU ile Söyleşi....


Hem hastalıkları önleyici hem de tıbbi tedaviyi destekleyici bitkisel kürleriyle tanınanProf. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, 38 yıldır bitkilerin kimyasını araştırıyor. En önemli araştırmalarından biri ise prostata karşı iyi geldiğini söylediği “brokoli kürü”yle ilgili...

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu aslında Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nden mezun bir kimyager. Rüzgar enerjisi ve biyolojik arıtma tesisleriyle ilgileniyor; çevre teknolojileri içerisine giren konularda danışmanlık hizmeti veriyor. Bitki konusu ise kendi deyimiyle aslında onun hobisi. Yaklaşık 38 yıldır bitkilerin kimyasını araştırdığını ve bu araştırma sonuçlarını insanlarla paylaştığını anlatıyor bize. 36 yılını yurtdışında geçiren Saraçoğlu, ağırlıklı olarak Avusturya’da yaşamış. Graz Teknik Üniversitesi’nde fizikokimya kürsüsünde doktorasını tamamladıktan sonra mikrobiyoloji ve biyoteknoloji kürsüsünde asistan olarak çalışmış. Ayrıca Çukurova Üniversitesi, Avusturya’daki Karl-Franzes Üniversitesi, Viyana Teknik Üniversitesinde de öğretim üyeliği yapmış olan Saraçoğlu, Avusturya’daki AVL Araştırma Merkezi’nde de araştırmalar yapmış.

İBRAHİM SARAÇOĞLU LAHANA KÜRÜ


İbrahim SARAÇOĞLU Beyaz Lahana Kürü


Lahana, brokoliden sonra üzerinde en çok araştırma ve çalışma yaptığım sebzeler arasındadır. İnsan vücudunun değişik organlarında ve yağ dokusunda ve de hücre zarında (membran) biriken toksinleri (zehirli kimyasallar) en iyi atan  beyaz lahana kürüdür. Toksinleri, yani zehirli maddeleri en çok depolama kapasitesine sahip üç organımız sırasıyla karaciğer, böbrek ve akciğerlerdir. Genel olarak toksinler yağda çözünen ve suda çözünmeyen zehirli ve protein yapılı maddelerdir. Toksinler yağda çözünme özelliği gösterdiklerinden, vücudumuzun yağ dokusunda depolanırlar. Eğer suda çözünme özellikleri olsa idi, böbrek üzerinden idrar yoluyla veya terleme yoluyla vücudumuzda depolanmadan atılmaları çok kolay olabilecekti. İşte beyaz lahanadaki bazı etkin maddeler vücudumuzdaki biyotransformasyon mekanizmasını aktive ederek (uyararak) toksinlere (zehirli maddelere) suda çözünme özelliğini kazandırmaktadırlar. Suda çözünme özelliği kazanan toksinler, terleme yoluyla veya böbreklerimiz üzerinden idrar yoluyla veya safra kesesi yoluyla da bağırsak sistemi- miz üzerinden dışkıyla dışarı atılırlar. Biyotransformasyon ne demektir? Biyotransfor masyon, yağda çözünen yabancı maddelere suda çözünme özelliğini kazandırmak demektir.

ÇOCUKLARDA İDRAR YOLU İLTİHABI


Çocuklarda İdrar yolu iltihabı


İdrar yolu iltihabı; mesanenin, bazen de böbreklerin iltihabıdır. Mesanenin iltihabına sistit, böbreklerinkine pyelonefrit denir. İdrar yolu iltihabını tedavi etmek, böbrekleri korumak açısından önemlidir. Sık idrar yapma, gece ve gündüz idrar kaçırma, ateş, karın ağrıları (genellikle alt batında) ve kusma gibi değişik belirtiler verebilir.

İdrar Yolu İltihabı Neden olur?


İdrar yolu iltihaplarının etkeni bakterilerdir. Bakteri mesaneye, üretra denilen idrar yollarının dış girişinden girer. Genelde üretra girişini tahriş eden etkenler, bakterilerin buradan içeri girmesini de kolaylaştırır. Bilinen tahriş edici maddeler, banyo köpükleri ve şampuanlardır. İdrar yolları iltihaplarının ender görülen bir nedeni de, yollarda idrarın akışına bir engel olmasına bağlı olarak mesanenin tam boşalamamasıdır.

İBRAHİM SARAÇOĞLU SOĞAN SUYU KÜRÜ

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU'dan Polikistik over’e, erken menopoza ve miyomlara karşı KURU SOĞAN KÜRÜ


İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız.
Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverengi ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir.

19 Şubat 2011 Cumartesi

İBRAHİM SARAÇOĞLU DUT KURUSU KÜRÜ


İBRAHİM SARAÇOĞLU BEYAZ DUT KURUSU KÜRÜ


Egzama İçin Kür


HAZIRLANIŞI:
Bir çelik tencereya yarım litre su koyarak kaynatın. Kaynadıktan sonra içine bir avuç kadar beyaz dut kurusu atın ve 7 dakika daha kısık ateşte kaynatın.

UYGULANIŞI:

Karışımımız kaynadıktan sonra biraz tenceredeki suyun sıcaklığı ılıkdan biraz sıcak olacak şekilde (elinizi yakmayacak) egzamalı olan elinizi tencerinin içine sokarak en az 10 dk. etki ettirecek şekilde bekletin. (En az 10 dk. elinizi tencerenin içinde bekletin). Elinizi çıkarttıktan sonra en az bir saat elinizi yıkamayın. Daha sonra elinizi sadece su ile durulayın.

ANORMAL VAJİNAL AKINTI NEDİR

ANORMAL VAJİNAL AKINTI NEDİR?
Sağlıklı vajinal akıntılar, yeterli miktarda Lactobacillus bacterium – “İyi Bakteri” içerir. Lactobacillus normal vajinada gelişir ve ekzojen patojenik mikroorganizmaların vajinal ve intestinal kolonizasyonuna karşı önemli bir mikrobiyal savunma sağlayarak microfloranın istikrarında önemli bir rol oynadığına inanılır. Bu Lactobacillus vajinal salgının asidite parametrelerini sağlıklı aralıkta tutar. Devam eden düzensiz asidite parametreleri, bu doğal koruma sisteminin bozulduğunu ve bunu düzeltecek yöntemlerin göz önüne alınması gerektiğini gösterir.

BEBEKLERİNİZİ BU GIDALARDAN UZAK TUTUN



ÜCRETSİZ Yeni Dönem Doğuma Hazırlık Kursları






Memorial Doğuma Hazırlık Kursu’nda gebeliğin oluşumundan, hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, gebelikte vücutta oluşacak değişiklikler, doğum süreci ve hamilelik sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, uzman hekimler tarafından anlatılacaktır.

Başlangıç tarihi: 27 Kasım 2008 Her Perşembe
Saat: 18.30 – 20.30
Yer: Memorial Hastanesi Konferans Salonu
Bilgi ve Kayıt: 444 7 888
Katılım Ücretsizdir.




DOĞUMA HAZIRLIK KURSU 2008ÜCRETSİZ DOĞUMA HAZIRLIK KURSU


27.11.2008
Gebelik oluşumu, fizyolojisi ve gebelikte sık karşılaşılan sorunlar Op. Dr. Altuğ Semi
Gebelikte beslenme Dyt. Yeşim Çelik
Gebelikte ağız ve diş sağlığı  Uz. Dt. Emek Kurtoğlu

04.12.2008
Gebelikte postür, yürüyüş Uz. Dr. Rıza Nejat Azeri
Gebelik egzersizleri Fzt. Muhammed Atayi
Anne karnındaki bebeğin, gelişimi, takibi, bebeğe yapılabilecek tetkikler  Op. Dr. Cihangir Yılanlıoğlu

18.12.2008
İdeal doğum şekli var mıdır? Op. Dr. Figen Taşer Güney
Ağrısız doğum Uz. Dr. Nerime Soybir
Gebelikte cilt hastalıkları Uz. Dr. Zerrin Baysal

25.12.2008
Gebelik ve sonrasında ortaya çıkan psikolojik problemler Uz. Dr. Cem Hızlan
Bebek Bakımı İle ilgili Pratik Bilgiler Eğit. Hem. Melek Aydın
Sağlıklı ebeveyn ve çocuk ilişkisi Uz. Dr. Leyla Alkaş

08.01.2008
Bebeğin beslenmesi, anne sütünün önemi Uz.Dr. Hülya Caner
Yenidoğan sağlığı ve hastalığı Uz. Dr. Ercan Tutak
İlk günlerden sonrası-Bebeklikten çocukluğa gelişim Uz. Dr. Özlem Okutan

www.xprodoksit.com




| Yorum Ekleyin | 17.12.2008 | Bebegim  | Kalıcı Link | Arkadaşına Gönder



BEBEKLERİNİZİ BU GIDALARDAN UZAK TUTUN



1 Yaşına Kadar Bebeğinizi Bu Gıdalardan Uzak Tutun


Ataşehir Memorial Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. ÖzlenKaya Çardak,Bebeklere 1 yaşına kadar yedirilmemesi gereken gıdalar ve bebeklerin sağlıklı beslenmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar” hakkında bilgi verdi.

Bebeklerde ve çocuklarda beslenmenin temel amacı, uygun büyüme ve gelişmenin sağlanması ve besin eksikliği durumunun engellenmesidir. Büyümenin ve beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-2 yaş arası dönem, beslenmenin en önemli olduğu zamanlardır.BEBEKLERİNİZİ BU GIDALARDAN UZAK TUTUN

18 Şubat 2011 Cuma

ÜCRETSİZ DOĞUMA HAZIRLIK KURSU


ÜCRETSİZ Yeni Dönem Doğuma Hazırlık Kursları


Memorial Doğuma Hazırlık Kursu’nda gebeliğin oluşumundan, hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, gebelikte vücutta oluşacak değişiklikler, doğum süreci ve hamilelik sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, uzman hekimler tarafından anlatılacaktır.

Başlangıç tarihi: 27 Kasım 2008 Her Perşembe
Saat: 18.30 – 20.30
Yer: Memorial Hastanesi Konferans Salonu
Bilgi ve Kayıt: 444 7 888
Katılım Ücretsizdir.

KOLAY HAMİNE KALMAK İÇİN


Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU ile Kolay Hamile Kalma Kürü


Yumurta çatlamasına yardımcı ve kolay hamile kalma kürü

Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suya onbeş-onaltı adet kuru inciri ilave ediniz ve yirmi dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız.

Yirmi dakika tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. Ilıdıktan sonra süzülür. Üçe veya ikiye bölerek öğünlerden on-onbeş dakika önce aç karına içilir.

Bu kürün uygulaması :

ERKAN TOPUZ YENİ UYARILARI

Prof. Dr. Erkan TOPUZ; Kanserden korunmak için ipuçları vermeye devam ediyor, pek çok alışkanlığımızı gözden geçirme zamanı gelmiş de geçmiş bile.

ERKAN TOPUZ'DAN YENİ UYARILAR



Kanserden korunmada en önemli aşama mutfaktan geçiyor. Yiyeceklerin besin değerlerinin korunabilmesi için hazırlama, pişirme ve saklama
yöntemlerine dikkat edilmesi gerekiyor; İşte, yiyecekleri kanserojen hale getirmemenin ipuçları

Kanserden korunmak için mutfakta almamı gereken önlemler nelerdir?


BEBEK BESLENMESİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Bebek beslenmesinde 3 büyük hata

Bebek sahibi olduktan sonra tüm anneler, onları doyurmanın derdine düşüyor.

Annelerin bebeğin yeterince süt emmediğini, sonra da yemediğini düşünmeleri, anne ve bebek arasında süt ve mama savaşlarına neden oluyor. Bu savaştan anneler yenik çıkıyor.

Çünkü ısrar karşısında bebek ya ağzını kilitliyor, ya tükürüyor ya da kusuyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi'nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevil Elçin Kızılok, annelerin bebek beslenmesinde en sık yaptıkları üç hatayı şöyle sıraladı: